
Soğuğun, dış mekan alanlarınızdan elde ettiğiniz gelirleri yok etmesine izin vermeyin.
Dürüst olalım: Kış, dış mekanlarda oturmak için berbat bir zaman dilimidir. Hava çok soğuk olduğu için masaların %30 veya %50’sinin boş kalması üzücüdür. Bu durum, adeta parayı yerde bırakmak gibi bir şeydir.
İşte burada IPX5 sınıfı kızılötesi ısıtıcılar devreye giriyor.
Yağmur, kar ve “elektriksel sorunlar”
Dış mekan ekipmanları yağmur, nem ve rahatsız edici kış yağmurları nedeniyle zarar görür. Çoğu ısıtıcı bu koşullara dayanamaz.
“IPX5” ifadesi teknik bir terim gibi görünse de aslında anlamı şudur: Bu cihazlar, her yönden gelen su jetlerine karşı dayanıklıdır. Kabuklarımızı, elektrik terminallerinden nemin uzak tutacak şekilde tasarladık. Neden mi? Çünkü kimse Cuma gecesi yoğun saatlerde elektrik arızasıyla uğraşmak istemez. Bu cihazlar sayesinde yağmur başladığında hemen plastik kapak aramak zorunda kalmazsınız; cihazlar çalışmaya devam eder.
Gerçekten işe yarayan ısı
Çoğu ısıtıcı havayı ısıtmaya çalışır. Sorun şu ki, dışarıda hava sürekli hareket halindedir. Rüzgar, misafirleriniz ısının farkına varmadan ısıyı uzaklaştırır.
Bu cihazlar ise kısa dalga kızılötesi ısı kullanır. Rüzgara karşı mücadele etmek yerine, ısı doğrudan insanlara ve masalara ulaşır. Bu da anlık bir ısınma sağlar.
İşte bu da masalarınızın sürekli kullanılmasının sırrıdır. Misafirler oturdukları anda sıcaklık hissederler. Yirmi dakika boyunca soğuktan titreyerek beklemek zorunda kalmazlar; hemen içecek siparişi verip keyiflerine devam ederler.
Dikkat edilmesi gereken birkaç nokta
Bu cihazları duvarlara monte edebilir veya tavana asabilirsiniz. Unutmayın ki, soğuğu yenebilmek için bu cihazların yüksek güçte olması gerekiyor.
Kablo bağlantılarına başlamadan önce kesicilerinizi kontrol edin. Restoran dolu olduğu sırada ana sigortanın devre dışı kalmasını istemezsiniz. Yükünüzün uygun şekilde yönetildiğinden emin olmak için elektrikçinizle konuşmak iyi olur.
Konumlandırma da önemlidir. Cihazları çok yükseğe asarsanız ısı, müşterilere ulaşamadan kaybolur. Çok alçağa asarsanız misafirler kendilerini bir termal lambanın altında oturuyormuş gibi hissederler. 2,5 ila 3 metrelik mesafenin en ideal olduğunu gördük. Bu mesafe, hem rahat bir ısınma sağlar hem de kimseyi aşırı ısıdan korur.